Dr. Harun Çolak

Dr. Harun Çolak

4 Köşe Yazısı

PaylaÅŸ: Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp
4 Ekim 2025, 14:29

Bozkır’ın kaderidir, topraÄŸa düşen tohumların büyük çoÄŸunluÄŸunun kuruması. Susuz, çatlamış toprağın baÄŸrında kaybolan tohumun tek yapması gereken beklemektir. İlahi yardımın yaÄŸmurla gelmesini beklemek. . . Sedaya düşen yapay bir ortamın tohumu deÄŸildir o. Direnmek, suyun gelmesini beklemek, yeterince suyun toprağına düşmesini umut etmek dışında bir çaresi yoktur. Ona kimse yardım edemez, tek başınadır.

Eğer talihi ona yardım ederse, yeterince suya kavuşursa, toprağın altından çıkacaktır. Soğuğa, sıcağa direnecek, yeterince güneşlenecek ve meyveye duracaktır. Fakat bilmelidir ki meyvelerine değer verilmeyecektir. Belki de çürüyüp gidecektir.

NevÅŸehir’de yaÅŸayan kültür işçilerinin hikayesi de tohumun hikayesiyle benzerlik göstermektedir. Bozkır’da kitapla, sanatla ve edebiyatla meÅŸgul olmak; çatlamış, susuz ve kıraç bir topraÄŸa atılmak gibidir. Yaptıklarına bir deÄŸer verilmeyecektir. Okuyucuların, meraklıların yok denecek kadar azdır. Her iÅŸ için sen ayaÄŸa kalkmak, eserinin ne kadar deÄŸerli olduÄŸunu, millet için yararını anlatmak zorunda kalacaksındır. Kültürü ayakta tutmak için insan üstü bir gayret sarf etmen gerekecektir.

Şehirde yapılan bir etkinlikte yer alabilmek için kendini tanıtmak, birilerini aramak, listeye adını yazdırmak zorundadır kültür adamı. Şu iyi bilinmelidir ki ona hiçbir el uzanmayacaktır. Yalnızdır. Meyvesinin çürüyeceğini bile bile var olmanın bir gereği olarak meyve vermeye devam edecektir. Zira altın toprağa düşmekle değerinden bir şey kaybetmeyecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir