Dr. Harun Çolak

Dr. Harun Çolak

4 Köşe Yazısı

PaylaÅŸ: Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp
21 Ekim 2025, 01:06

Bu hafta bir modern hikayeden bahsetmek istiyorum size. Dünyayı sevmek isteyen ama şehrin yabancılığı karşısında hayal kırıklığına uğramış bir gencin hikayesi bu. İnsanların birbirini çok iyi tanıdığı bir çevreden büyük bir kente gelen şair ruhlu bir gencin yalnızlık ve yabancılık duygusunun anlatıldığı hikayede, dış alem şairane bir bakışla değerlendirilmektedir.
Sıradan bir kış akşamında gence güvenmediği için onunla şehre gelmeyen bir kadın vardır. Hikaye kahramanı genç bu yüzden kendine güvenmeyen bir ruh halindedir. Güven duygusunu yeniden kazanabilmek için bir arayış içindedir. Cebindeki son parasını vererek yaşlı bir adamdan menevşe satın alır. Fakat menevşeler ellerinde solmaktadır, tekrar yaşlı adamın ellerine kavuşan menevşeler, canlanıp, ışıltısına kavuşmaktadır.
Sezgiye açık bir hikaye olan Menevşeler Ölmemeli, kendine ve içinde yaşadığı topluma yabancılaşan ferdin, çiçek üzerinden güven inşa ederek hayata tutunma çabasını anlatmaktadır.
Gencin sevgisini de ifade eden ve sembolik bir anlam taşıyan menevşeler, hikayenin ilerleyen bölümlerinde hikaye kahramanını dış dünya ile bütünleştiremeyince, genç yeniden duygu ve hayallerine sığınır.
Mustafa Necati SepetçioÄŸlu’na ait bu hikayede ÅŸehir hayatının eleÅŸtirisi yapılmaktadır. İnsanı birbirinden ve doÄŸan ayıran büyük kentler insan için yıkım olarak görülmektedir. Hikaye, sosyal  hayatı ele almaktadır. İnsanın çevresiyle uyuÅŸamamasının getirdiÄŸi mutsuzluk, rutine baÅŸkaldırma, bıkkınlık, tedirginlikler ve bunlarla baÅŸ edemeyen insanların yaÅŸadıkları acılar psikolojik çözümlemeler yoluyla gözler önüne serilmektedir hikayede.
Eserde anlatma, gösterme, iç çözümleme ve iç monolog gibi anlatım teknikleri görülmektedir.
Menevşeler Ölmemeli hikayesinin günlük hayatımıza yansıyan yönleri vardır. Tıpkı hikaye kahramanı gibi güven duygusunu, sevgiyi kaybetmiş, çevresine yabancılaşmış, yalnız gençlerin ve insanların sayısı her geçen gün bir artı bir evlerin sayıları gibi çoğalmaktadır. Kendisinden başka kimseyi umursamayan, hız ve haz çağının egoist çocuklarını üreten mekanizma sürekli çaresizliğe ve canavarlaşmaya araladığı kapılardan fertlerin geçişine neden olmaktadır.
Haberlerde ya da sosyal medyada her gün bir yenisine şahit olduğumuz vahşice davranışlar ve insanlık dışı görüntüler bu mekanizmanın son sığınak olan Allah korkusunu da yok etmek için harekete geçtiğini göstermektedir.
Var olma nedenini maddi şartlara ve paraya bağlayan gençlerin insanlık sevgisini, kendisiyle ve yaratılanla barışık yaşamasını beklemek bir hayal olur ancak.
Zaten hikayede bu barış halinin ruh dünyasına değer veren yaşlı bir zatta olduğunun gösterilmesi, maddi dünyaya ait menevşelerin onun elinde nefes alması dikkat çekicidir. Maddi dünyanın körlüğüne saplanmış gençlerin yaşadığı hayatın karanlığında güven ve sevginin sembolü menevşeler solmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir