UÄŸur Ekinci

UÄŸur Ekinci

5 Köşe Yazısı

PaylaÅŸ: Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp
21 Ekim 2025, 14:50

Türkiye siyaseti son yıllarda oldukça hareketli bir dönemden geçiyor. Seçimler, ittifaklar, ekonomik dalgalanmalar ve toplumsal beklentiler siyaset kurumunu ciddi bir sınavdan geçiriyor. Ancak tüm bu gündem başlıklarının ötesinde asıl dikkat çeken şey, toplumun siyaset kurumlarına duyduğu güvenin giderek zayıflaması.

Her seçim dönemi umutlarla başlıyor, ama çoğu zaman beklentilerle sonuçlar arasında derin uçurumlar oluşuyor. Seçmenin siyasî tercihlerindeki dalgalanma, yalnızca adaylara ya da partilere olan tepkiden ibaret değil. Bu durum aynı zamanda sistemin işleyişine, söylemlerin tutarlılığına ve temsil mekanizmasının halkla ne derece bağ kurabildiğine dair bir sorgulamayı da içeriyor.

Bugün toplumun geniÅŸ bir kesimi “sözde deÄŸil özde temsil” istiyor. Siyasetçinin halkla aynı dili konuÅŸmasını, sahici olmasını ve günlük hayatın gerçek sorunlarına dokunmasını talep ediyor. Artık yalnızca büyük laflar yetmiyor. Gençler, kadınlar, emekliler, çiftçiler vs. herkes kendi yaÅŸadığı sorunlar için çözüm görmek istiyor, duyulmak istiyor.

Yeni bir siyaset dili ve anlayışı kaçınılmaz görünüyor. Kutuplaşmadan beslenen değil, uzlaşma üreten bir yaklaşım… Geçmişe saplanıp kalmayan, geleceğe dair net ve uygulanabilir bir vizyon sunan bir siyaset… Bu çağın ihtiyaç duyduğu liderlik, yalnızca oy peşinde koşan değil; güven inşa eden, hesap verebilir olan, halktan kopmayan bir liderliktir.

Siyasette güven yeniden tesis edilmeden, ekonomik kalkınma da sosyal barış da tam anlamıyla mümkün olmayacaktır. Bu yüzden yeni dönem, yalnızca isimlerin değil, zihniyetlerin de değiştiği bir dönem olmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir